Bilimsel Bilgi

Bilimsel Bilgi Nedir?

Gerçek ya da olguların bilimsel yöntemler ile kavranmış hali, bilimsel bilgi olarak adlandırılır. Bir bilginin bilimsel olarak sınıflandırılması için dört temel faktör mevcuttur.  Bunlar;

  1. Bilginin bağımsız ve kesin sonuçlar elde edilebilir şekilde test edilebilmesi,
  2. Benzer akademisyenler tarafından gözden geçirilmesi ve bilimsel dergilerde yayınlanması,
  3. Bilgideki gerçek ya da potansiyel hata oranının hesaplanabilir olması ve
  4. Bilimsel topluluklarda kabul görme derecesidir.

Bilimsel Bilginin Özellikleri.

Bilimsel bilgi aşağıda tanımlanan önemli özellikleri taşımalıdır. Burada sunulan özellikler yukarıdaki dört temel özelliğin açılımı ile büyük bir arakesite sahip detaylardır. Bu özellikler bilimsel olmanın tüm koşullarını ve karakterini tanımlamamakla birlikte en belirgin ve önemli olanlarını kapsamaktadır. Bunlar;

  1. Nesnellik (Objectivity),
  2. Doğrulanabilir Olmak,
  3. Etik olarak tarafsız,
  4. Sistematik Bir Araştırmanın sonucu olmak,
  5. Güvenilirlik,
  6. Hassasiyet,
  7. Doğruluk,
  8. Soyutluk ve
  9. Kestirilebilirliktir.

Nesnellik:  Gerçekleri olduğu gibi, görme, tanımlama ve kabullenmedir.   Nesnel olmak , bireyin kendi önyargıları , inançları , istekleri , değerleri ve tercihlerine karşı kendisini korumasıdır. Bilimsel bilgi nesnel bir elden ve yaklaşımlar ile üretilmiş ve olduğu gibi sunulmuş bir bilgidir. Bilimsel nesnellik, bilimsel iddia, yöntem ve sonuçların bir özelliğidir. Bilimsel yaklaşımlar toplum önyargılarından, değer taahütlerinden ve yönlendirilmiş bakış açılarından arınmayı sağlar. Nesnellik, yetkili bilim çevrerinde bilimsel bilgi sınıflandırmasında ana kriter olarak yer almaktadır. Bilim felsefesindeki değerlendirmelerde nesnelliği güvence altına almak içinaşağıdaki konularda:

  • Teori seçimi ve bilimsel değişimlerde,
  • Gerçekçilik,
  • Deney Yapma,
  • Bilimsel Keşifler,
  • Ölçme ve Sayısallaştırma,
  • Tümevarım problemi doğrulamalarında,
  • Kanıt bulmaya dayalı istatistiksel yaklaşımlarda,
  • Kanıt tabanlı bilimlerde,

bir ya da daha çok yol kullanmaktadır. Nesnelliğin ideal değere ulaşması sorunu bilim felsefesinde defalarca ele alınmış bir konudur.  Ürün ve Süreç Nesnelliği: Nesnellik bir değerdir. Bir şeyin nesnelliğinden söz edersek onun öneminden ve onaylanmasından söz ederiz. Bilimin ürünleri olan, teoriler, yasalar, gözlemler ve deneysel sonuçlar için nesnelliği sağlamak gereklidir. Bir başka deyişle, bilimin ürünleri, insan arzuları, amaçları ve geçmiş deneyimleri tarafından bozulmayacak şekilde oluşturulmaktadır.  Bu durum ürün nesnelliği olarak tanımlanır.Diğer taraftan bilimsel ürünleri elde etmek için oluşturulan deney düzenekleri, ölçüm yöntemleri, ve diğer bilimsel araçlar da bireysel ya datoplumsal kaygılardan uzaklaştırılmış ve bağımsız hale getirilmiş olmalıdır. Bu duruma süreç nesnelliği adı verilmektedir.

 

nesnellik 1

Nesnellikle ilgili incelemelerde sürecin ve ürünün bütünlüğü, tarafsızlığı sağlayan bir şekilde bağımsızlığı ve araştırmacıların bilimsel sorumluluklarını yerine getirmeleri değerlendirme kriteri olarak kullanılmaktadır.

 Doğrulanabilir Olmak:

Bilim duyusal verilere dayanır. Bir diğer deyişle, göz, kulak,burun, dokunma ve dil gibi duyularımız aracılığı ile toplanmış verileri kullanır. Bilimsel bilgi doğrulanabilir kanıtlara (somut kanıtlara dayalı gerçekler) dayandırılır. Bilimsel bilgiler, başka gözlemciler tarafından doğruluk bakımından kontrol edilebilir özelliklere sahiptir.

ppt23

 

Etik Olarak Tarafsızlık:

Bilim etik değerler bakımından tarafsızdır. Bilim sadece bilimsel bilgiyi elde etmek ile uğraşır. İnsanlar bilimsel bilgileri farklı amaçlarda ve farklı konumlandırmalar yaparak kullanabilir. Atom enerjisi ile ilgili elde edilen bilimsel bilgiler, hastalıkların tedavisinde , refahın arttırılmasında kullanılabildiği gibi, savaşlarda bir silah olarak da kullanılmaktadır.

Etik bağımsızlık, bilim insanlarının değerleri olmadığı anlamına gelmez. Ancak etik tarafsızlık, bilim insanının değerlerinin, araştırma tasarımı ve uygulamalarını bozmaya izin vermemesi anlamını taşır. Böylece bilimsel bilginin değerlerden bağımsız veya etkilenmemiş durumda olması sağlanır.

Sistematik Bir Araştırmanın Sonucu Olmak:

Bilimsel bir araştırma, ele alınan problem ile ilgili belirli bir bilimsel prosedüre sahip, bulguların ve gerçeklerin toplanmasında organize bir araştırma tasarım ya da planını benimseyerek yürütülür. Bu plan genel olarak ; problemin tanımlanması, literatür taraması, hipotezlerin kurulması, veri ve bilgilerin toplanması, bilimsel analiz vb., bilimsel araştırma adımlarından oluşur.

Güvenilirlik:

Bilimsel bilgi önceden belirlenmiş ve tanımlanmış koşullarda tekrar elde edilebilir bilgi özelliğine sahiptir. Koşulları önceden tanımlanmamış bilgilerin , hangi koşullarda geçerli olacağı belirsiz olduğu için güvenilirliği yoktur. Ya da aynı koşulların tekrar sağlanabilir olması mümkün değilse elde edilen bilgi güvenilir olmayacaktır. Elbette bazı ipuçları güvenilir olmayan durumlardan da elde edilebilir. Fakat bu tür bilgileri bilimsel olarak sınıflandırmak mümkün değildir. Son olarak benzer koşullarda yapılan bilimsel araştırmalarda aynı bilgiler yeterli doğruluk ve hassasiyette elde edilemiyorse da elde edilen bilgiler bilimsel bilgi olarak sınıflandırılamazlar.

Hassasiyet:

Bilimsel bilginin hassasiyeti belirlidir.  Bir bilginin hassasiyet düzeyi tanımlanmamış ve doğrulanmamışsa bu bilgi bilimsel bir bilgi olarak sınıflandırılamaz. Her an bir insan yaşamını yitirmekte ve her an yeni insanlar doğmaktadır.  Tennyson’a ait olan bu sözler çok güzeldir ve bir gerçeği yansıtmaktadır. Fakat bu bilgi an’ın belirsizliği açısından ele alındığında bilimsel bir bilgi olarak sınıflandırılamaz. Hassasiyet kesin sayılar ile ifade edilmesi gereken bir kavramı ifade eder. Örneğin, 2010 yılında Türkiye de ortalama olarak her 42 dakikada bir kişi ölmekte ve  ortalama olarak her 25 dakikada bir kişi doğmaktadır.  Belirtilen ifadede bilgilerin hassasiyet bakımından bilimsel bilgi olarak sınıflandırılmasına bir engel yoktur. Unutulmamalıdır ki , bir bilginin bilimsel bilgi olarak sınıflandırılabilmesi, tüm şartları sağlaması ile mümkün olabilmektedir.

Bilginin Doğruluğu:

Doğruluk, gerçeğin ve doğru olan bir ifadesidir. Ancak doğruluğun sağlanabilmesi haksız ya da yanlı taraflara sıçramayan ortaya koyma ya da ifade edebilme yetrliliğidir. Doğruluk gerçeğin tam isabet ifade edilme yetrliliğidir. Doğruluktan uzaklaşmalara sapma adı verilir.  Bilimsel bilgiyi elde etme yöntemlerinde sapmasızlık bir kriter olarak yer almaktadır. Bazı  bilimsel yaklaşımlar(her alanda değil) kabul edilebilir sapma varsayımı ile yola çıkabilmektedir. Doğruluğu kanıtlanmamış bilgiler bilimsel olarak sınıflandırılamazlar.

Soyutluluk:

Bilim soyutlama düzleminde ilerler. Bilimsel prensipler, teorem ve yasalar genel olarak soyut yapıdadır. Bu soyutluk , modelleme , değişken tanımlama, ölçme ekipmanlarının varlığı gibi gerçekliğe tam benzemeyen bir yapıda ortaya çıkar. Soyut ortamda geçerliliği, doğrulaması ve güvenilirliği sağlanmamış bir yaklaşımla elde edilen bilgiler bilimsel bilgi olarak sınıflandırılamazlar.

 

Kestirilebilirlik:

Bilim insanları, üzerinde çalıştıkları olguları bilimsel olarak tanımlama ile ilgilenmezler, fakat farklı koşullarda ne gibi sonuçlar elde edilebileceğini tahminlemek ve kestirmek ile de ilgilenirler. Sosyal bilimlerde kestirilebilirlik fen bilimlerine göre daha zayıf (doğruluk, hassasiyet bozulmaları) sonuçlar verir. Bunun en temel nedenleri şöyle sıralanabilir:

  • Sosyal bilimlere konu olan olguların karmaşıklığı,
  • Sosyal olgularda ve koşullarda kontrol yeteneğinin zayıflığıdır.